roman

Öne Çıkan

Bizans İmparatorunun Hazinesi

290.00

“Dandolo’nun Hazinesi Anadolu’nun ve Tarihin Kaderini Nasıl Değiştirdi?”

Parantez Kitap Yayınları Halil Bezmen’in 16. Kitabını Gururla Sunar

1204 yılında Haçlıların İstanbul’u işgali ve yağmalamasıyla yollara düşen eşsiz bir servet… Venedik Doçu Dandolo’nun çalınan hazinesi, “Gülümseyen Şövalye” lakaplı bir Tapınak Şövalyesi tarafından Anadolu’ya, Bafa Gölü civarındaki Beşparmak Dağları’na gizlenir. Sırrın tek şahidi ise genç bir çoban kızı olan Helena’dır.

Yüz yılı aşkın bir süre sonra, 1300’lü yılların başında bu gizemli hazinenin peşine üç farklı isim düşer: Fransa Kralı tarafından yakılan Tapınak Şövalyelerini kurtarmak isteyen rahip Bolonyalı Pietro, yıkılan devleti Selçuklu’yu küllerinden yeniden doğurmayı hayal eden tahtsız Sultan Gıyasettin ve savaşlardan bitap düşmüş Anadolu’da bir şifahane/hastane kurmayı amaçlayan şifacı Fatine.

Halil Bezmen, Bizans İmparatorunun Hazinesi‘nde okuru Haçlı Seferlerinden Alamut Kalesine, Moğol istilalarından Selçuklu saraylarındaki taht kavgalarına ve Osmanlı İmparatorluğu’nun (Bursa’nın savaşsız teslim alınışı) doğuş sancılarına uzanan baş döndürücü bir tarih şölenine davet ediyor. İhanetin, iktidar hırsının ve aşkın gölgesinde; bir devlet için asıl fethin toprak kazanmak değil, bilgiyi ve uygarlığı inşa etmek olduğunu vurgulayan, sarsıcı bir dönem romanı.

Öne Çıkan

Cinnet Defteri

270.00

“Bu metin, bir cinayetin veya intiharın değil; insan zihninin kendi kendine açtığı yaraların hikâyesidir. Gerçek ile kurgu arasındaki çizgi silindikçe, anlatıcı hem tanık hem fail hâline gelir.”

Cinnet Defteri, okuru 90’ların puslu kıyı şehirlerinden gece otobüslerinin kasvetli koridorlarına, vapur güvertelerinden tekinsiz hastane odalarına uzanan sarsıcı bir zihinsel labirente davet ediyor.

Bir belediye otobüsünün tekerlekleri altında başlayan hezeyanlar, sahil boyunda işlenen kan dondurucu bir cinayet, vapurun burnundan denizin siyah sularına bırakılan bir beden ve bir hostesin elinde dolaşan gizemli bir kitap… Günlük gazetelerin üçüncü sayfalarını süsleyen faili meçhul haberler, kazalar ve intiharlar rastlantı mıdır; yoksa tek bir zihnin parçalanmış bilinç akışında tutulan cinnet notları mı?

Roman, bir yandan terk edilmiş otellerin çatısında yaşam ile ölüm arasındaki tek bir adımı sorgularken, diğer yandan dostluğun, aşkın, yabancılaşmanın ve modern insanın çürümesinin altını çiziyor. İnandığı tüm değerleri bir uçurum yamacından tek tek aşağı bırakan anlatıcı, okuru şu kaçınılmaz soruyla baş başa bırakıyor: “Bu duruma nasıl gelmiştim?”

Orçun Çadırcı, uzun yıllara dayanan resim ve eleştiri disiplinini edebiyatın olanaklarıyla buluşturarak görsel gücü yüksek, karanlık ve tavizsiz bir anlatı kuruyor. Gazete küpürleri, mektuplar, rüyalar ve güncelerle örülen bu çok katmanlı kurguda hiçbir şey kesin değildir; hatta “gerçek” bile…

Kitap için Parantez Kitap Yayınları tarafından  hazırlanan web sitesi çok yakında yayında: https://cinnetdefteri.com/ 

Öne Çıkan

Üçüncü Tekil

290.00

“Daha büyük bir hikâyenin alt metinlerinden ibarettik madem, yeni rollerimizi uzantısı olduğumuz gerçeklikler belirleyecekti kuşkusuz.”

Üçüncü Tekil, okuru büyükşehrin ortasında ama bir o kadar da unutulmuş, karanlık ve tekinsiz Akıncılar Mahallesi’nin dar sokaklarına, gizemli bir psikolojik ve yeraltı hesaplaşmasına davet ediyor. Roman, içindeki boşlukları intikam ve öfkeyle dolduran acımasız Aziz ile onun zihninin bir uzantısı, silik ama yetenekli bir ressam olan Atlas’ın çarpıcı iç savaşını merkezine alıyor.

Atlas, hayatına giren Simge sayesinde geçmişinden kurtulup yeni ve aydınlık bir başlangıç yapmayı umarken; karanlık Aziz’in vahşi manipülasyonları, kıskançlığı ve işlediği cinayetler bu hayali giderek daralan bir çembere hapseder. Kendi zihnindeki bu sarsıcı “Habil ile Kabil” savaşı, Atlas’ı kimliğiyle ve taşıdığı şiddetle yüzleşmeye zorlar.

Öte yandan, mahallenin saygıdeğer kabadayısı Eskici Yusuf ile onun etrafında kenetlenen sadık adamlarının dünyasında geçmişin bedelleri ağır bir şekilde ödenmeye başlamıştır. Yıllar önce alınmış kararlar, üzeri örtülmüş ihanetler ve bir türlü sönmeyen intikam ateşleri, Yusuf’un kurduğu krallığı içten içe kemirirken yeraltı dünyasının kuralları yeniden yazılmaktadır.

Orgun Çadırcı, Üçüncü Tekil kitabında insan zihninin en kuytu köşelerine sızıyor; çocukluk travmalarının, kimlik bölünmelerinin ve yeraltı dünyasının acımasız gerçeklerinin iç içe geçtiği sarsıcı bir kurgu sunuyor. Kendi geçmişinden kaçamayanların ve içindeki şeytanı susturamayanların hikayesi, okuru son sayfasına kadar soluksuz bırakacak bir gerilimle buluşturuyor.

Kitap için Parantez Kitap Yayınları tarafından  hazırlanan web sitesi: https://ucuncutekil.com/ 

ibcbet

baccarat online