Roman

Öne Çıkan

Babaya Mektup

220.00

“Senin önünde kendimi değersiz, güçsüz, korkak ve suçlu hissediyorum…”

Kafka’nın iç dünyasına açılan en samimi, en çıplak metinlerinden biri…

Babaya Mektup, Franz Kafka’nın babası Hermann Kafka’ya yazdığı ama hiçbir zaman göndermediği uzun bir itiraftır. Bir oğlun, babasına duyduğu hem korku hem hayranlık arasında sıkışmış duygularını, içsel yaralarını ve hayatı boyunca taşıdığı ruhsal yükü gözler önüne serer.

Kafka bu metinde yalnızca bir aile ilişkisini anlatmaz; aynı zamanda bireyin otoriteyle, toplumla, kendi kimliğiyle ve varoluşuyla olan çatışmasını da çarpıcı bir şekilde dile getirir. Kırılgan bir ruhun, sevgiyle şekillenmesi gereken çocukluğunun nasıl bir korkuya dönüştüğünü gözler önüne seren bu mektup, yazarın tüm eserlerinin köklerine de ışık tutar.

Bu kitap, Kafka’yı anlamak isteyen herkes için vazgeçilmez bir anahtardır.

Bir mektup… Ama aslında bir manifesto.
Bir oğuldan babaya, ama tüm insanlığa da…

Öne Çıkan

Bizans İmparatorunun Hazinesi

290.00

“Dandolo’nun Hazinesi Anadolu’nun ve Tarihin Kaderini Nasıl Değiştirdi?”

Parantez Kitap Yayınları Halil Bezmen’in 16. Kitabını Gururla Sunar

1204 yılında Haçlıların İstanbul’u işgali ve yağmalamasıyla yollara düşen eşsiz bir servet… Venedik Doçu Dandolo’nun çalınan hazinesi, “Gülümseyen Şövalye” lakaplı bir Tapınak Şövalyesi tarafından Anadolu’ya, Bafa Gölü civarındaki Beşparmak Dağları’na gizlenir. Sırrın tek şahidi ise genç bir çoban kızı olan Helena’dır.

Yüz yılı aşkın bir süre sonra, 1300’lü yılların başında bu gizemli hazinenin peşine üç farklı isim düşer: Fransa Kralı tarafından yakılan Tapınak Şövalyelerini kurtarmak isteyen rahip Bolonyalı Pietro, yıkılan devleti Selçuklu’yu küllerinden yeniden doğurmayı hayal eden tahtsız Sultan Gıyasettin ve savaşlardan bitap düşmüş Anadolu’da bir şifahane/hastane kurmayı amaçlayan şifacı Fatine.

Halil Bezmen, Bizans İmparatorunun Hazinesi‘nde okuru Haçlı Seferlerinden Alamut Kalesine, Moğol istilalarından Selçuklu saraylarındaki taht kavgalarına ve Osmanlı İmparatorluğu’nun (Bursa’nın savaşsız teslim alınışı) doğuş sancılarına uzanan baş döndürücü bir tarih şölenine davet ediyor. İhanetin, iktidar hırsının ve aşkın gölgesinde; bir devlet için asıl fethin toprak kazanmak değil, bilgiyi ve uygarlığı inşa etmek olduğunu vurgulayan, sarsıcı bir dönem romanı.

Öne Çıkan

Cinnet Defteri

270.00

“Bu metin, bir cinayetin veya intiharın değil; insan zihninin kendi kendine açtığı yaraların hikâyesidir. Gerçek ile kurgu arasındaki çizgi silindikçe, anlatıcı hem tanık hem fail hâline gelir.”

Cinnet Defteri, okuru 90’ların puslu kıyı şehirlerinden gece otobüslerinin kasvetli koridorlarına, vapur güvertelerinden tekinsiz hastane odalarına uzanan sarsıcı bir zihinsel labirente davet ediyor.

Bir belediye otobüsünün tekerlekleri altında başlayan hezeyanlar, sahil boyunda işlenen kan dondurucu bir cinayet, vapurun burnundan denizin siyah sularına bırakılan bir beden ve bir hostesin elinde dolaşan gizemli bir kitap… Günlük gazetelerin üçüncü sayfalarını süsleyen faili meçhul haberler, kazalar ve intiharlar rastlantı mıdır; yoksa tek bir zihnin parçalanmış bilinç akışında tutulan cinnet notları mı?

Roman, bir yandan terk edilmiş otellerin çatısında yaşam ile ölüm arasındaki tek bir adımı sorgularken, diğer yandan dostluğun, aşkın, yabancılaşmanın ve modern insanın çürümesinin altını çiziyor. İnandığı tüm değerleri bir uçurum yamacından tek tek aşağı bırakan anlatıcı, okuru şu kaçınılmaz soruyla baş başa bırakıyor: “Bu duruma nasıl gelmiştim?”

Orçun Çadırcı, uzun yıllara dayanan resim ve eleştiri disiplinini edebiyatın olanaklarıyla buluşturarak görsel gücü yüksek, karanlık ve tavizsiz bir anlatı kuruyor. Gazete küpürleri, mektuplar, rüyalar ve güncelerle örülen bu çok katmanlı kurguda hiçbir şey kesin değildir; hatta “gerçek” bile…

Kitap için Parantez Kitap Yayınları tarafından  hazırlanan web sitesi çok yakında yayında: https://cinnetdefteri.com/ 

Gece Okyanusu

390.00

“Ödüllü yazar ve New Yorker yazarından, H.P. Lovecraft ve çevresinin hayatlarından esinlenen, sırlar ve skandallar hakkında sürükleyici bir roman.”

Parantez Kitap Yayınları, henüz 52 yaşında dünyaya veda eden ünlü Amerikalı yazar Paul La Farge her biri gizem dolu, gerçeküstü, fantastik tonlara sahip romanı Gece Okyanusu’nu sunar. La Farge’ın en özel eserlerinden biri olan Gece Okyanusu, ödüllü New Yorker yazarından, H.P. Lovecraft ve çevresinin hayatlarından esinlenen, sırlar ve skandallar hakkında sürükleyici bir roman.

Genç Werther’in Acıları

250.00

“Ah, insanlar neden kaderlerinin ne olduğunu bilmeden dünyaya gelirler?”

Tutkulu bir aşkın ve hassas bir ruhun derinliklerine yolculuk…

Goethe’nin edebiyat tarihinde çığır açan bu eseri, duyarlı bir genç olan Werther’in kalbinde yeşeren ve zamanla onu tüketen aşkın hikâyesini mektup biçiminde anlatır. Lotte’ye duyduğu yoğun ve umutsuz sevda, onu hayattan ve toplumdan uzaklaştırırken, dönemin birey-toplum çatışmalarını da gözler önüne serer.

Yalnızlık, melankoli, tutku ve hayal kırıklığı… Werther’in iç dünyasındaki fırtınalar, her satırda okuyucunun kalbine dokunur.

Avrupa’da “Werther çılgınlığı”na neden olan bu roman, romantizmin öncüsü sayılır. Goethe’nin kendi gençlik yıllarından izler taşıyan bu eser, sadece bir aşk hikâyesi değil; aynı zamanda bir ruhun çırpınışları, bir varoluşun sancılı isyanıdır.

“Genç Werther’in Acıları”, hâlâ en saf aşkın ve en derin kederin simgesidir.

The Assault (İngilizce)

510.00

“Bir gecede her şey değişti. O gece çocukluk bitti, dünya sustu.”

1945’in soğuk bir kış gecesi…
Naziler tarafından işgal edilmiş bir Hollanda kasabasında, tek bir silah sesiyle başlayan bir olay zinciri, on iki yaşındaki Anton Steenwijk’in hayatını sonsuza dek değiştirir. O gece ailesi yok olur, evi yakılır ve hafızasına kazınan o sahne, yıllar boyunca peşini bırakmaz.

Saldırı, savaşın yalnızca cephede değil, insanların hafızasında ve kalbinde bıraktığı izleri anlatan sarsıcı bir roman. Harry Mulisch, politik olanla kişisel olanı ustaca iç içe geçirerek, geçmişin gölgesinde kalan bir adamın belleğini, kimliğini ve adalet arayışını sorguluyor.

Zaman içinde çözülmeye başlayan sırlar, vicdanı kanatan sorular ve unutulmak istenen ama asla silinemeyen bir anı…

🎖️ Savaş biter, ama etkisi bitmez.
“Saldırı”, o etkinin ta kendisidir.

The Night Ocean (İngilizce)

525.00

“Gerçek, anlatılanlar arasında kaybolmuşsa, artık neye inanırsın?”

Edebiyatın karanlık labirentlerinde kaybolmaya hazır mısınız?

Psikanalist Charlie Willet, H.P. Lovecraft’ın hayatına dair karanlık bir sırrın peşine düşer. Bir gün aniden ortadan kaybolur. Ardında ise eşi Marina’ya yalnızca cevaplardan çok sorular bırakan bir iz bırakır.

Gece Okyanusu, kurgu ile gerçek arasında salınan, edebiyat tarihiyle iç içe geçmiş çok katmanlı bir roman. Lovecraft mitolojisi, bastırılmış arzular, entelektüel takıntılar ve paranoya… Paul La Farge, zekice kurguladığı bu eserde okuru, neyin kurmaca neyin hakikat olduğunu sorgulamaya çağırıyor.

Bu kitap; Lovecraft’ı tanıyanlar için bir keşif, tanımayanlar için ise edebiyatın ve zihnin en karanlık kıyılarına yolculuk.

🌙 Bir okyanus düşünün… Geceleri dalgaları değil, sırları kabartıyor.
İşte o okyanus bu sayfalarda sizi bekliyor.

Öne Çıkan

Üçüncü Tekil

290.00

“Daha büyük bir hikâyenin alt metinlerinden ibarettik madem, yeni rollerimizi uzantısı olduğumuz gerçeklikler belirleyecekti kuşkusuz.”

Üçüncü Tekil, okuru büyükşehrin ortasında ama bir o kadar da unutulmuş, karanlık ve tekinsiz Akıncılar Mahallesi’nin dar sokaklarına, gizemli bir psikolojik ve yeraltı hesaplaşmasına davet ediyor. Roman, içindeki boşlukları intikam ve öfkeyle dolduran acımasız Aziz ile onun zihninin bir uzantısı, silik ama yetenekli bir ressam olan Atlas’ın çarpıcı iç savaşını merkezine alıyor.

Atlas, hayatına giren Simge sayesinde geçmişinden kurtulup yeni ve aydınlık bir başlangıç yapmayı umarken; karanlık Aziz’in vahşi manipülasyonları, kıskançlığı ve işlediği cinayetler bu hayali giderek daralan bir çembere hapseder. Kendi zihnindeki bu sarsıcı “Habil ile Kabil” savaşı, Atlas’ı kimliğiyle ve taşıdığı şiddetle yüzleşmeye zorlar.

Öte yandan, mahallenin saygıdeğer kabadayısı Eskici Yusuf ile onun etrafında kenetlenen sadık adamlarının dünyasında geçmişin bedelleri ağır bir şekilde ödenmeye başlamıştır. Yıllar önce alınmış kararlar, üzeri örtülmüş ihanetler ve bir türlü sönmeyen intikam ateşleri, Yusuf’un kurduğu krallığı içten içe kemirirken yeraltı dünyasının kuralları yeniden yazılmaktadır.

Orgun Çadırcı, Üçüncü Tekil kitabında insan zihninin en kuytu köşelerine sızıyor; çocukluk travmalarının, kimlik bölünmelerinin ve yeraltı dünyasının acımasız gerçeklerinin iç içe geçtiği sarsıcı bir kurgu sunuyor. Kendi geçmişinden kaçamayanların ve içindeki şeytanı susturamayanların hikayesi, okuru son sayfasına kadar soluksuz bırakacak bir gerilimle buluşturuyor.

Kitap için Parantez Kitap Yayınları tarafından  hazırlanan web sitesi: https://ucuncutekil.com/ 

ibcbet

baccarat online